 |
1. Dirseklenme; 2. Barsak dirseklenmesi; 3. bükülme, özellikle bazı kırıklardan sonraki iltihaplarda, uzunlamasına normal eksenden uzaklığı anlatmak için kullanılan deyim. |
angulation |
 |
|
 |
1. Heyecan, teessür, 2. afekt (Freud): Evvelce yaşanmış bir olayın uyandırdığı ruhi kompleksi anlatmak için kullanılan deyim. |
affect |
 |
| 1. the feeling of pleasantness or unpleasantness produced by a stimulus. 2. the emotional complex influencing a mental state. 3. the feeling experienced in connection with an emotion. |
|
 |
Ateşsiz (hummasız) devreyi (periodu) ifade eden absente febre deyiminin kısaltılmış şekli. |
abs. feb. (absente febre) |
 |
|
 |
Bir kapsül üzerinde insizyon yapılması genellikle göz merceğini çevreleyen kapsül için kullanılanl bir deyim. |
capsulotomy, capsotomy |
 |
|
 |
Dalgınlığa sebep olmaksızın anksiyeteyi gideren ve emosyonel düzen sağlayan ilaç için kullanılan bir deyim. |
ataractic |
 |
| (ataraxic, tranquilizer), one of a poorly defined group of drugs designed to produce ataraxia. The former concept, that the use of ataractics involved no mental or motor impairment, is subject to question. |
|
 |
Gayrı meşru bir çocuğun babasının, şüphe edilen kimse olduğuna karar vermek" anlamında kullanılan bir hukuk deyimi. the incorporation or formation of a partnership by two or more dentists for the purpose of practicing the profession of dentistry.
affin |
affiliation |
 |
| the incorporation or formation of a partnership by two or more dentists for the purpose of practicing the profession of dentistry. |
|
 |
Işı düşüklüğü sebebiyle meydana gelnen, aynı zamanda düşük ısı elde etmekte yararlanılan aygıtların nitelendirilmesinde de bu deyim kullanılır. |
cryogenic |
 |
| involving the use of very low temperatures |
|
 |
Normal hareket ve davranışlarında kusurlar bulunan kimseler için kullanılan bir deyim, geri zekalı. |
handicapped |
 |
|