| |
1. Belli bir bölgeye sinir uyarılarının iletilebilir olma durumu; 2. Bir organ veya bölümün, yeterli bir sinir dağılımı ile sarılmış olması. |
innervation |
 |
| the distribution or supply of nerves to a part. |
| |
| |
1. kör kese, çıkmaz boşluk; 2. Kalınbağırsağın ilk bölümünü oluşturan, alt ucunda apandiks'in bulunduğu barsak kısmı, körbarsak, çekum. |
cecum |
 |
| a cul-de-sac constituting the first part of the large intestine. It forms the junction between the ileum and the large intestine. |
| |
| |
Ağzın, mandibulanın gerisindeki bölümüne ilişkin. |
retromandibular |
 |
|
| |
| |
alt ve üst iki daldan oluşan, dudakları ve burun bölümünü besleyen fasiyel arter dalı; arteria labialis. |
artery, labial; artera labialis |
 |
|
| |
| |
başın taç bölümüne ve yüze ilişkin. |
coronofacial |
 |
|
| |
| |
bir doku veya bölümün anormal büyümesi. |
macroplasia |
 |
|
| |
| |
Bir doku veya organın hastalıklı bölümünün çıkartılması, örneğin epitel abseli dişlerde diş kökünün 1/3 apeks bölgesinin, cerrahi olarak alveol kemiğinin vestibülden açılması ile kesilip çıkarılması; sadece tek köklü ön dişlerde yapılır. |
resection |
 |
| excision of a considerable portion of an organ. |
| |
| |
Bir organ veya bölümün ilk farkedilebilir taslağı. |
primordium |
 |
| the first evidence of an organ in a developing embryo. |
| |
| |
bir proksimo - oklüzal kavitenin mezial veya distal bölümünde yeralan gingival, bukkal ve aksiyel duvarlara ilişkin. |
gingivobuccoaxial |
 |
|
| |
| |
bir proksimooklüzal kavitenin distal veya mezial bölümünde gingival, lingual ve aksiyel duvarlara ilişkin. |
gingivolinguoaxial |
 |
|
| |
| |
bir proksimooklüzal kavitenin mezial veya distal bölümündeki gingival ve aksiyel duvarlara ilişkin. |
gingivoaxial |
 |
|
| |
| |
dudağın bir bölümünün eksizyonu. |
cheliotomy |
 |
|
| |
| |
dudakların kırmızı bölümünün bitiş sınırı; vermilyon sınırı. |
vermilion border of lip |
 |
| the junction between the lip and the facial skin. |
| |
| |
Hastalıkların vücudun bir bölümünde yerleşmesi, mevzileşme, lokalizasyon. |
localization |
 |
| a direct, exact site or restriction to a limited area, such as localization of abscess. |
| |
| |
komşu dişlerin birbirine bakan yüzleri arasında, temas noktalarının aşağı bölümünde, içini interdental papillanın doldurduğu boşluk. |
interdental space |
 |
|
| |
| |
mandibüler diş dizisinin labialinde seyreden, parsiyel bir protezin sağ ve sol iki bölümünü birleştiren metal bağlantı. |
bar, labial |
 |
| a major connector located labial (or buccal) to the dental arch that joins bilateral parts of a mandibular removable partial denture. |
| |
| |
nasal ve orbital boşlukların arasındaki kemik bölümünde bir çentik. |
craniofacial notch |
 |
|
| |
| |
Orta çizgiye yakın; paramezial; orta çizgi yakınında; Orta bölümün yakınında bulunan, ortaya yakın olarak yera lan. |
paramedian |
 |
|
| |
| |
supraorbital çıkıntı; frontal kemiğin kaş bölümündeki çıkıntı kenar. |
geisoma |
 |
|
| |
| |
temporal kemiğin petrosa bölümünden stilo- mastoid deliğe doğru uzanan; içinden fasiyel sinirin geçtiği kanal; fallop kanalı. |
facial canal |
 |
|
| |